Cumartesi, Ağustos 12, 2017

Parlak günlere devam.

Günlük tutmanın faydaları: ne gün başlamışım ben teori çalışmaya deyince, hop, son postun tarihine bak. Perşembe. İşte bu. Üç günlük çalışmayla iki senede aşamadığım sınırı aştım. Hala 1350'ye gelmedim ama bugüne kadar geldiğim en tepe noktadayım. Her yenmeye sadece 3 puan verdiği için ve kaybedince 2 puan kestiği için ve ayrıca günde maksimum 4 maç yapabildiğim için, 1350'e ye varmak iki günden olmuyor. Ama yakın. Çok rahat söyleyebilirim. Bugün galiba beş saat satranç çalıştım. Maçlar ve maç analizleri dahil. Ama kafam da kazan oldu. Fakat hala doyamadım. Yorgun olmasam daha da uğraşırım. Ama dinlenmesini de bilmek gerek. İki filli mattan sonra, bazı Büyük Ustaların bile hakim olamadığını söyledikleri at ve fille matı da öğrendim. Biraz açılış baktım. Ama kaybettiğim maçların analizlerine bakınca, sorunun açılışta olmadığına çok şaşırarak aydım. Ben avantajımı oyun ortasında kaybediyormuşum. Oysa oyun ortasında çok iyi olduğumu sanıyordum. Maç analizi çok süper bir şey. Yanında hoca varmış gibi.

Onun dışında, ilk makaleyi yazmayı denedim. Hiç sandığım kadar kolay olmadı. Hatta hiç olmadı. Neredeyse ilk günden pes ediyordum. Sonra aklıma farklı bir açı geldi. Tekrar ümitlendim proje için, pes etmekten vazgeçtim. Ama yine de sandığım gibi olmayacak. Ben sözcükler gürül gürül akacak sanıyordum. Akıyor gerçi akmasına da, kontrolsüz akıyor. Saçılıyor yani. Kağıtsız kalemsiz yazılmıyor. Çok iyi bildiğin bir konu bile olsa, önce plan yapacaksın. Hatta problematik çizeceksin. Bir de böyle deneyeyim.

Çocuk kitaplarını verdim kardeşime. Ufaklık o kadar sevindi ki. Aklım neredeymiş bugüne kadar. Sonra topladığım pilleri geri dönüşüme vereyim dedim. Kutuları merkeze götürmüşler. Pöf. Neyse iki hafta asgari bekleyecek. Sonra gelir nasılsa. Aslında şu an kurutucudaki kıyafetleri katlayıp kaldırmam lazım ama mecalim yok. Hava biraz serinledi gerçi ama. Enerjim biraz düşük.

İyiyim ama genele bakınca. Keyfim yerinde. Doğru bir yere gittiğimi biliyorum. Bu bana mutluluk veriyor.

2 yorum :

  1. şu satranç tutkuna hayranım joe, bence hayalindeki puanlara mutlaka ulaşacaksın. azmin elinden ne kurtulmuş!
    yazılarla ilgili olarak plan yapma konusunda da sana kesinlikle katılıyorum. blog'a yazarken çalakalem yazmak kurtarabiliyor da konu makale/kitap olunca işler ciddileşiyor. ama hadi tekrar edelim: azmin elinden ne kurtulmuş! :)

    YanıtlaSil
  2. Egeeee, sen öyle diyorsan, daha da kendime güvenerek ilerlerim.
    Evet! Tam üstüne bastın! Bloga çalakalem yazılıyor diye makaleleri de öyle yazabilirim sanmıştım. Ama blog yazısı farklı, makale farklı. Çok haklısın! Şimdi tam yerine oturdu bu mesele.

    YanıtlaSil